Sayın
Hocamızın Kurtlar Vadisi değerlendirmesi hakkında,
Saygıdeğer
hocam, ben 33 yaşındayım. Bugüne kadar her hafta 3 taneden bir yılda 150 tane,
20 sende 3000 tane abuk sabuk, konusu olmayan, insanlara caniliğin türlerini ve
nasıl yapılacağını anlatan, çocukları silaha ve çetelere özendiren, bugünkü
sapık dünyanın oluşmasını sağlayan, insanları dinsizliğe, imansızlığa,
inançsızlığa, bilinçsizliğe, küfre iten, insanların güzel düşüncelerini ve
umutlarını yıkan Amerikan filmlerini seyrettim. Herkes te aynı filmleri
seyretti. Bugün siz, kaç tane idealist ve idealleri uğruna gününün 20 saati
çalışan, edepli, ahlaklı, meziyet sahibi, kendiliğinden araştırmacı, sorgulayan
ve yargılamadan değerlendirebilen, senelerini ideallerine verebilen, bütün
bunları yaparken de benliğini koruyup vatanına ve milletine bir şekilde ihanet
etmeyen insan tanıdınız? Ben ülkemin yarısından çoğunu gezdim, ancak böyle bir
insana rastlayamadım.
Bir ABD
medyası, Kurlar Vadisi Irak için buyurmuş ki; “Amerikan tecavüzüne karşı Türk
mastürbasyonu!” . Onlar yüzyıllar boyunca “medeniyet getiriyoruz” teranesi
altında milletleri ülkelerinden ettiler, çıkarları için milyonlarca insanı
öldürdüler, bir sürü ülkeye saldırıp yağmaladılar, o da yetmedi de kurdukları
klanlarda birbirilerinin kanını su diye içip ölü eti yediler… Bizler, Türkler
olarak girdiğimiz hiçbir toprakta çocuklara, kadınlara, güçsüzlere ve aman
dileyene kılıç kaldırmadık. Girdiğimiz ülkeleri imar ederek insanlara hizmet ve
huzur götürdük, o ülkelere refah götürdük. Hem de ne pahasına biliyor musunuz?
Öz Türkler olarak fethettiğimiz topraklara gidip yerleşme telaşından, kendi
insanımız diğer milletlerden daha fazla rahat edemedi. Banyo ve tuvalet
kültürünü yabancılara biz götürdük. Çiçeklerin en güzellerini; laleyi ve gülü
bizim sayemizde tanıdılar.. Eğer Atilla, kalbinde bir dirhem olsun merhamet ve
inanç olmasaydı, ordusuyla Roma’ya girip Hıristiyanlığın kökünü kazıyabilirdi.
Bizler asla tecavüzcü olmadık, tecavüzcülere pabuç ta bırakmadık. Ancak Irak’ın
etnoğrafik yapısına baktığınızda, Kürtlerin azınlıkken çoğunluk durumuna
getirildiğini görürsünüz. Bu film bir “mastürbasyon” olarak algılanıyorsa,
adamların fikir beyan etmede dahi sakat bir düşünce yapısında oldukları
görülür. Filmde anlatılanlar, hep yaşanan şeylerdir. Eğer Saddam Hüseyin,
Irak’ı satmasaydı, ABD bu kadar rahatça ele geçiremezdi bu ülkeyi. O
yargıladıkları adam da kimin nesi anlamış değilim. Adamın 7-8 tane kopyası
olduğu söyleniyor. Belki adam ABD’de Miami’deki evinde keyif çatıyor, arada bir
görüntüsünü alıp “yargılıyoruz” diye gösteriyorlar… Onların 50 senedir
gösterdikleri ideolojik ve ABD sevdasını gösterdikleri filmleri seyrediyoruz.
Bu kadar saçma sapan şeyi seyrederken ve çocuklarımız da bunlarla büyürken bir
şey demedik te, şimdi mi aklımız başımıza geldi? Bugün bir insanın 400 milyon
ile geçinmeye çalışması çok daha büyük bir saçmalıktır baktığınızda…
Planlı ve
programlı hareket etmemek konusunda ise size sonuna kadar katılıyorum. Çok
yerinde bir tespit. Artık rastgelelikten kurtulup, bilinçli ve programlı
mücadelelere girişmek gerekmektedir.. Bunu yaparken de kampanyalarla ve millet
olma şuurunu ön plana çıkartarak her alanda planlı ve programlı eylemler
yapılmalıdır. Devlet, devlet olma bilincini ele alarak olaylara renk ve
canlılık ta katmalı, programlı ve planlı hareket etmeyi öğrenmelidir.
“Devletten bir şey beklemeyin” anlayışı ile devlet te olayları rastgeleliğe
bırakıyor maalesef.
Son bir şey
daha söyleyeceğim. Kuzey Irak’taki Kürtlerin birçoğu şu anda Yahudi Kürtler ile
yer değiştirdi. Orada büyük bir Siyonizm hareketi var. Yani “din birliği”
oluşması mümkün değil. Aksine büyük kıyımlar olması olasıdır. Zira Yahudilerin
bozulmuş Tevrat’ında, diğer insanlardan “Yahudilerin köpeği, kanı-canı-ırzı
Yahudilere helal” diye bahsediyor. Böylesine cani fikirli bir dini zihniyet ile
baş edebilmek şu an için mümkün değildir.
Bin yıldır
Türkler Müslüman ve bin yıldır tasavvufun içindeyiz. Tasavvuf olgusu insanın
manevi alemde kemaliyat mertebesini gösterir. Bu; ahlakta, bilinçte, kültürde,
eğitimde, sanatta, fikirde, zikirde bütünleşmiş bir kamil insan mertebesine
yoldur. Bin senedir yapılan zikirleri bugünün gençlerine gösterince neden
sıkıntı doğuruyor? Gayet te güzel olmuştur. Hiç böyle bir zikirde, gerçekten
kalbinizi açarak hiç bulundunuz mu? Diğer dinlerin ve mezheplerin ritüellerini
her gün bin defa televizyonda ve gazetelerde görüyoruz. Kızlarımız dinini
bırakıp Budist, Hıristiyan ve hatta dinsiz oluyor. Hem de bir erkek uğruna!
Hergün onlarca genç, Hıristiyan misyonerlerin tesirine kapılıyor. Bu insanların
çoğu da daha evvel iki rekat namaz kılmış veya Kur’an’ı okumuş değiller. Ama
maalesef Tevrat’ı ve İncil’i “kutsal kitap” adı altında büyük bir arzu ile
okuyorlar!
Bütün
bunların toplamını aldığımızda, Kurtlar Vadisi gerçekleri göstermede sadece bir
ayna olmuştur. Tasavvuf ta bizim manevi değerlerimizden biri.. Bunları gençlere
göstermezsek neyi göstereceğiz? Sabah kalk, yemek ye, akşam oldu muydu bara
pavyona gidip birileriyle cinsel ilişkiye gir.. Bütün yaşamı bu kısır döngüye
girmiş koyun misali günahkar insanlar güruhu ile nereye gidebiliriz ve
plan-program yapsak dahi ne kadar bunları yerine getirebiliriz?
Sizi yermek
gibi bir görüşüm yok Sayın Hocam.. Ancak öz değerlerimizi terk edip gavur
milletlerin adetlerini ve dinlerini benimseyen insanlar topluluğu
oluşturulmasına müsaade etmenin de anlamı yok.
Aşağıda,
son zamanlarda gruplara gelen yazılardan biri var ve durumu çok iyi anlatıyor:
Kenya
Kurucu Devlet Başkanı Kenu Kenyattu'nun insanlık dersi niteliğindeki
tarihsel tespitini aktarmak ve paylaşmak istedim. Dinsel olgunun batı
yönetim oligarşinin elinde tarihte ve herhalde günümüzde ne şekilde
kullanıldığını deşifre etmesi bakımından çarpıcı olsa gerek.
"Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız
vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözümüzü
açtığımızda ise bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı."
Selam ve saygılarımla,
Bulent Turgut
İzmir
"Calismadan,
ogrenmeden, yorulmadan rahat yasamanin yollarini aramayi aliskanlik haline
getirmis milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hurriyetlerini ve daha sonra
da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar."
M.Kemal ATATURK
Bu ileti; “Benim Turkiye’m” Ileti Grubuna uye oldugunuz icin geldi;
Uyeler; Buradan gruba ileti gonderebilirsiniz
benimturkiyem@yahoogroups.com
Uye degilseniz buraya bos bir ileti atip; size geri gelen iletiyi
yanitlayarak (reply) uye olabilirsiniz
benimturkiyem-subscribe@yahoogroups.com
Grup Sayfasini Buradan Ziyaret Edebilirsiniz ve Uye Olabilirsiniz
http://groups.yahoo.com/group/benimturkiyem
Ana site icin burayi ziyaret edebilirsiniz
http://www.ebediistiklal.com
Gunde sadece bir ileti almak icin asagiya bos bir ileti
benimturkiyem-digest@yahoogroups.com
Gecici bir sureligine ileti almamak icin asagiya bos ileti
benimturkiyem-nomail@yahoogroups.com
Gecici sure sonunda normal ileti almak icin asagidaki adrese bos ileti
benimturkiyem-normal@yahoogroups.com
Grupdan ayrilmak icin; asagidaki adrese bos bir ileti gonderiniz
benimturkiyem-unsubscribe@yahoogroups.com
Ayrica;
Ekonomik guclenmenin daha cok ve verimli calismadan gectigi inanciyla;Akla
gelebilecek butun ticari arz/talep/hizmet paylasimi yapabileceginiz, ticari
hayata bakisi guclendirebileceginiz, verimini ve pazar payinizi
arttirabileceginiz; “Ticarethanem” ileti grubuna uye olmak isterseniz;
ticarethanem-subscribe@googlegroups.com adresine bos bir ileti
atip; geri gelen iletideki yonergeleri izleyiniz.
Uyari: Grupdan ileti gelmiyor veya “Please reactivate your yahoo! groups
account" konulu mail geliyor ise; hesabiniz yahoo tarafindan
duraklatilmis; “Bounce” durumuna dusmussunuzdur. Size gelen ayni iletiyi;
hicbir yerini degistirmeden yanitlayin(reply)yapip; gonder(send) butonuna
basiniz.. Duzeltemediginiz butun problemlerde cekinmeden bizimle irtibata
gecin.
http://www.ebediistiklal.com